Doç. Dr. Mehmet Nuri Erdem
Doç. Dr. Mehmet Nuri Erdem

Siz Değerli Hastalarımı çokça sorulan bu konuda bilgilendiriyorum. Makalemi okuduğunuz için teşekkür ederim. Sorularınız İçin Yorum Bırakabilirsiniz.

Hastalarda skolyozun konservatif yani ameliyatsız tedavi yöntemleri başlıca iki grupta toplanabilir. Bunlardan birincisi fizik tedavi egzersizleri, diğeri ise korse tedavisidir. Skolyozun tüm tiplerinde olduğu gibi bu tedaviler için de karar, eğriliğin büyüklüğüne ve hastanın yaşına yani bundan sonraki büyüme potansiyeline göre verilir. Yani 30 derece eğriliği olan 10 ve 20 yaşındaki iki hasta arasında takip ve tedavi açısından çok büyük fark vardır. Klasik bilgi olarak büyüme potansiyeli olan ve 20 dereceden daha fazla eğriliği bulunan hastalarda skolyozun konservatif tedavi yöntemleri uygulanmalıdır.

Fizik Tedavi Egzersizleri, Schroth Terapisi

 Adolesan idiyopatik skolyoz (nedeni bilinmeyen ergenlik skolyozu) için özel olarak uyarlanmış üç boyutlu egzersizlerdir. Almanya’da ilk defa geliştirildikten sonra tüm dünyada yaygın olarak uygulanmaya başlamıştır. Bu konuda eğitim almış fizyoterapistler tarafından uygulanmaktadır.  Schroth tekniğinde skolyoz egzersizlerinin amacı, skolyozdan dolayı ortaya çıkan asimetrileri ortadan kaldırarak hastanın kozmetik açıdan toparlanmasını ve günlük yaşama daha kolay adapte olmasını sağlamaktır.

Bir Alman ekolü olan 3 Boyutlu Skolyoz Egzersizleri, ergenlik (adolesan) döneminde idiyopatik (nedeni bilinmeyen) omurga eğriliklerine sahip kişiler için özel olarak uyarlanmıştır. Schroth egzersiz yöntemi gövdenin uzatılması, vücut dengesizliklerinin düzeltilmesi ve özel nefes alma tekniği kullanılarak uygulanan konservatif tedavi metodudur. Özel nefes alma tekniği skolyozdan etkilenen göğüs kafesinin şeklini değiştirmek için kullanılır ve Schroth yönteminin en önemli yapı taşıdır. Nefes tekniği fizyoterapist tarafından, eğriliğin şekline ve yönüne göre özel olarak öğretilir.

Schroth terapisinin pek çok temel prensibi vardır. Konservatif tedavinin ilk basmağı olarak nitelendirilebilir. Egzersizleri daha verimli hale getirebilmek ve sonucu iyileştirebilmek için korse kullanımı ile kombine edilebilir.

Korse Tedavisi

20 derecenin üzerinde eğriliği olan ve büyüme potansiyeli olan çocuklarda korse kullanımının amacı büyüme çağı boyunca skolyozun ilerlemesini engellemektir. Burada amaç skolyozu tamamen düzeltmek değil önce eğriliğin ilerleyişini durdurmak, mümkünse düzelmesini sağlamaktır. Bu düzelmede anahtar nokta çocuğun büyümeye devam ediyor oluşudur.

Skolyoz korsesi üç nokta prensibine dayanarak eğriliği düzeltmektedir. İdeal olarak çocuğun günde 23 saat korseyi takması beklenir. Bu süreye ulaşım kademeli olarak yapılır. Bir ortez teknikeri tarafından ölçü alınır, korse hazırlanır ve hekim tarafından ilk değerlendirme yapıldıktan sonra korseli grafi çekilerek skolyozun korse içerisindeki durumu değerlendirilir. Bu aşamada gerekirse korse üzerinde değişiklikler yapılarak maksimum düzeltici etki elde edilmeye çalışılır. Bu aşamadan sonra günde 6 saatten başlanarak korse kullanımı 3 hafta içerisinde 23 saate kadar çıkarılır.

Korse tedavisinde anahtar faktör hasta uyumudur. 23 saati gövdeyi belirli bir pozisyonda kalmaya zorlayan bir korse ile geçirmek zordur. Bu noktada ailenin desteği ve çocuğun motivasyonu, korseye alışma sürecinde çok önemlidir. Daha düşük açılı eğrilikerde, uyumun yüksek olduğu hastalarda, erken tedaviye başlananlarda, korsenin gövdeye çok iyi oturduğu durumlarda başarı şansı daha yüksek olur. Korse kullanımın en önemli sorunlarından biri bası yaralarıdır. Bunu en aza indirmek için korse altına dikişsiz pamuklu ince bir tişört giymek, ara verilen 1 saatte gövdenin tamamını bu yaralar açısından gözlemlemek, gerekirse hekim kontrolünde korsede birtakım değişiklikler yapmak gereklidir. İçe giyilen tişört günlük değiştirilmeli, günlük banyo yapılmalı ve korse sık sık temizlenmelidir.

Korse tedavisi dinamik bir tedavidir. Çocuğun boyu uzadıkça, ya da eğriliğin şekli değiştikçe korsenin de yeni duruma uyum sağlayabilmesi için değiştirilmesi gerekir. Tedavi amacı ile değişik isimlerde pek çok korse bulunmaktadır. Son zamanlarda omurganın hareketine de izin veren, röntgen ve muayene bulgularına dayalı özel bilgisayar yazılımları ile hazırlanan esnek korseler kullanılmaktadır. Bu dinamik korselerde hasta uyumu da oldukça yüksektir.

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email
Share on twitter
Twitter
Share on facebook
Facebook

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment