Doç. Dr. Mehmet Nuri Erdem
Doç. Dr. Mehmet Nuri Erdem

Siz Değerli Hastalarımı çokça sorulan bu konuda bilgilendiriyorum. Makalemi okuduğunuz için teşekkür ederim. Sorularınız İçin Yorum Bırakabilirsiniz.

Diz kireçlenmesinin ameliyatsız tedavileri içerisinde en önemlilerinden bir tanesi fizik tedavi, başka bir adı ile fizyoterapi uygulamalarıdır. Bu uygulamaların ne zaman, kimlere yapılacağı ve tedavi seçeneklerine geçmeden önce kısaca diz kireçlenmesinden bahsetmek faydalı olacaktır.

Diz Kireçlenmesi Nedir?

Diz kireçlenmesi yıllar içinde yavaş yavaş oluşan ve sonunda diz eklem kıkırdağının tamamen kaybolması ile sonuçlanan bir hastalıktır. Eklem kıkırdağı genç yaşlarda pürüzsüz, kaygan ve parlaktır, yük taşıma kapasitesi yüksektir. Zaman içerisinde oluşan çatlaklar, zedelenmeler kıkırdakta aşınma sürecini başlatır. Kıkırdak bir şapka gibidir, bu anlamda evin çatısına benzetilebilir. Eğer evin kolonları sağlam değilse, yani kıkırdak dokunun oturduğu kemik zayıflamışsa kıkırdağın çökmesi de kolaylaşacak, kireçlenme süreci hızlanacaktır. Özellikle kadınlarda menopoz sonrası daha çok görülen osteoporoz, kemikleri zayıflatırken bir yandan da kıkırdak aşınmasını hızlandırarak kireçlenme hastalığını ilerletecektir.

Diz Kireçlenmesinin Belirtileri

Diz kireçlenmesinin hasta tarafından fark edilen ilk sinyali ağrıdır. Genellikle dizin iç tarafında hissedilen, hareketle ortaya çıkan bir ağrı belirir.  Diz ekleminin yük taşıma kapasitesi giderek azalır, dolayısıyla yürüme mesafesi düşmeye başlar. Bu ağrı özellikle merdiven inip çıkarken daha fazla hissedilir.  Hareket kısıtlılığı ortaya çıkar, hasta dizini bükememeye ya da açmaya çalıştığında tam açamamaya başlar. Hareketler sırasında dizlerden ses gelir. Zamanla dizlerde şekil bozukluğu da belirginleşir, eklemde şişlikler olur, karşıdan bakıldığından düz olması gereken bacaklar eklemdeki bu değişiklikler nedeni ile O harfine benzer şekilde yanlara doğru eğrileşebilir. Tüm bunlar kireçlenme durumunun hastada hissedilen karşılığıdır.

Erken Dönemde Tedavi Seçenekleri

Diz kireçlenmesinin erken evrelerinde, henüz kıkırdak dokusu tamamen hasar görmemiştir ve yapılacak tedaviler mevcut kıkırdak dokusunu korumaya yöneliktir. Bu tedavi seçenekleri günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi, fizyoterapi, PRP ve kök hücre enjeksiyonları ve artroskopik ameliyatlar olarak özetlenebilir. Amaç ağrıyı azaltmak, eklem hareket açıklığını korumak, kireçlenme sürecini yavaşlatmak, durdurmak, hatta iyileşme elde edebilmektir.

Günlük Yaşam Aktivitelerinin Düzenlenmesi

Eklem sağlığı hareket ile mümkündür, hareket etmeyen eklemlerde hastalık giderek ilerleyecektir. Bu nedenle mümkün olduğu kadar hareket ediniz. Fazla kilolar eklem üzerindeki yükü artırarak kıkırdak hasarını ilerletecek, bu da ağrıyı artıracak ve hareket kısıtlılığını daha da artıracaktır. Bu nedenle mevcut kilonuzu korumak, mümkünse kilo vermek gereklidir. Çömelirken ve doğrulurken, bir yere otururken ve kalkarken kolları kullanarak dizlere fazla yük bindirmemek gerekir.  Ağır yük taşımaktan, uzun süre yürümek ve ayakta durmaktan kaçınmak gerekir. Yumuşak tabanlı ve düz topuklu ayakkabı giyilmelidir.

Diz Kireçlenmesinde Fizik Tedavi

Bu yöntemler fizyoterapistler tarafından uygulanmaktadır. Hekiminiz süreç boyunca sizi takip edecek ve tedavinin sonunda tekrar değerlendirecektir. Fizyoterapi yöntemleri arasında sıcak veya soğuk uygulamalar, elektroterapi (TENS, elektrik stimülasyonu, vb), ultrason terapisi, kısa dalga tedavisi ve kişiye özel egzersizler sayılabilir. Bu egzersizlerin süresi, şiddeti ve sıklığı kireçlenme sürecinde hangi aşamada olduğunuza göre değişmektedir. Unutulmaması gereken nokta bu egzersizlerin fizik tedavi süreci bittikten sonra da evde düzenli olarak yapılmaya devam etmesi gerektiğidir. Aksi halde fizyoterapinin sağladığı iyilik hali devam etmeyecek, kireçlenme hastalığı kendi ritminde ilerlemeye devam edecektir.

 

Sizin için önerdiğimiz makaleler

Diz Kireçlenmesinde PRP ve Kök Hücre

Total Diz Protezinde Merak Ettikleriniz

Diz Artroskopisi Nedir?

Eklem Hastalıkları

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email
Share on twitter
Twitter
Share on facebook
Facebook

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment