Doç. Dr. Mehmet Nuri Erdem
Doç. Dr. Mehmet Nuri Erdem

Siz Değerli Hastalarımı çokça sorulan bu konuda bilgilendiriyorum. Makalemi okuduğunuz için teşekkür ederim. Sorularınız İçin Yorum Bırakabilirsiniz.

Sınıflama

Klasik sınıflamada skolyozlar esas olarak skolyozun ortaya çıkış yaşına göre sınıflandırılmaktadır. Buna göre 0-3 yaş arası İnfantil Skolyoz, 4-10 yaş arası Juvenil skolyoz, 11 yaş ve üzeri ise Adolesan Skolyoz olarak adlandırılır. Son yıllarda ise bu klasik sınıflamaya ek olarak Erken Başlangıçlı (Early Onset) ve Geç Başlangıçlı (Late Onset) olmak üzere yeni bir sınıflama geliştirilmiştir. Erken Başlangıçlı Skolyoz yaş olarak 10 yaş ve altını, Geç Başlangıçlı Skolyoz ise 11 yaş ve üzerini içermektedir. Bu yeni sınıflamanın mantığı aslında bu iki yaş gurubundaki skolyozun tedavisine olan yaklaşımdaki farklılıktan kaynaklanmaktadır. 10 yaşın altındaki hastalarda omurga büyüme eğilimindedir ve bu dönemde yapılacak cerrahi tedaviler omurgayı dondurmaktan çok büyüme sırasında yönlendirmeye yönelik işlemlerdir. Bu nedenle bu işlemler ‘Büyüme Dostu Cerrahiler’ olarak adlandırılmaktadır. 11 yaş ve üzerinde ise omurga artık büyümesini büyük oranda tamamlamıştır ve kemik dondurma (füzyon) ameliyatları tercih edilir.

Eğilme Dereceleri

Skolyoz basit tanımı ile karşıdan bakıldığında omurganın yana doğru eğilmesidir. 10 dereceye kadar olan eğilmeler skolyoz değil asimetri olarak kabul edilir ve herhangi bir takip veya tedavi gerektirmezler. 10-20 derece arasındaki skolyozlarda eğer hasta 10 yaşın altında ise belirli aralıklarla takip etmekte fayda vardır. 20-40 dereceler arasında olan ve boy uzaması devam eden, yani büyüme potansiyeli olan hastalarda korse tedavisi uygundur. 40 derecenin üzerinde ise cerrahi tedavi yapılır.

Bunlar size bilgi amaçlı verilen ve basit genellemelerden oluşan kurallardır, normalde her skolyoz hasta özelinde değerlendirilir ve tedavi yöntemi hastaya özel seçilir.

Erken başlangıçlı Skolyozlar 2015 yılında Scoliosis Research Society tarafından İdiyopatik, Konjenital, Torakojenik, Nöromüsküler ve Sendromik olmak üzere 5 gruba ayırılmıştır. Bu makalede size daha çok en sık görülen tip olan idiyopatik yani nedeni belli olmayan skolyozlar ile ilgili bilgi verilecektir. Her ne kadar 10 yaşına altı Erken Başlangıçlı Skolyozlar olarak bir grubun altına toplansa da anlatım kolaylığı açısından İnfantil (0-3 yaş) ve Juvenil (4-10 yaş) skolyoz başlıkları kullanılmaya devam edecektir.

İdiyopatik Skolyozlar

Tüm idiyopatik skolyozların %1-3’ü infantil, %12-21’i Juvenil skolyozdur. İnfantil skolyoz daha çok erkek çocuklarda görülür (kız çocuklara göre 3 kat daha fazla). Genelde 1 yaş dolmadan aile bebeğin sırtındaki asimetriyi farkeder ve tanı konur. Juvenil tip ise kız çocukarda daha sıktır (erkeklere göre 3 kat daha fazla). Genelde erkek çocuklara 5, kız çocuklara ise 7 yaş civarında tanı konulur.

Erken Başlangıçlı Skolyoz

Erken başlangıçlı bir skolyoz ile hekim karşılaştığında ilk olarak detaylı bir hikaye alınır. Ek hastalıkların varlığı mutlaka araştırılır. Çünkü altta skolyoza neden olan başka bir hastalık varsa (Nöromüsküler skolyoz, Siringomiyeli, Spinal tümör, Konjenital spinal deformite, Diğer intraspinal anomaliler, Nörofibromatoz, Sendromik bozukluklar, Spinal enfeksiyon vs) tedavi tamamen başkadır, öncelikle bu hastalık gözetilerek tedavi planlanır. Bu amaçla hekim tüm ayrıntıları sorgulamalıdır. Özellikle annenin gebelik hikayesi önemlidir. Annenin gebelik sırasında geçirdiği sağlık problemleri, önceki gebelikler, kullandığı ilaçlar, gebelik süresi, doğum şekli (vajinal veya sezeryan), kilo alımı sorgulanır. Örneğin makat gelişlerde veya prematüre doğumlarda infantil skolyoz oranı daha yüksektir. Ayrıca bilişsel fonksiyonlar da incelenmelidir, çünkü infantil skolyozu olan erken çocukların %13’üne mental retardasyon da eşlik eder. İnfantil skolyoz için uyarıcı bir bulgu da plagiosefali yani bebeğin kafasının belli bölgelerinin düzleşmesi ile ortaya çıkan görüntü bozukluğudur. Literatürde infantil skolyozlu çocukların tamamına plagiosefalinin de eşlik ettiği gözlenmiştir.

Fizik muayene küçük yaştaki çocuklarda birtakım zorluklar içerir. Çünkü uyum problemi vardır, kemik yapılar henüz tam olarak gelişmemiştir ve motor ya da duyusal nörolojik muayenenin yapılması daha zordur. Bu nedenle fizik muayenede dikkatli gözlem çok önem taşır. Postür, asimetri (baş, omuz, gövde veya pelvik asimetri) ve öne eğilme testinde patolojik bulgu varlığı aranır. Göğüs veya karın asimetrisi ve göğüs hareketlerinde kısıtlılık özellikle Sendromik skolyozlar açısından şüphe uyandırıcıdır. Nörolojik değerlendirmedeki anomaliler, bacaklar arasında uzunluk farkı, bir bacağın diğerine göre daha ince olması ve ayak deformiteleri skolyoza eşlik edebilen bulgular olduğu için fizik muayenede uyarıcı olmalıdır. İnfantil skolyoz ile birlikte sık görülen durumlardan biri de kalça çıkığıdır. Tıbbi terminolojide Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD) olarak adlandırılan kalça çıkığı infantil skolyozda normal popülasyona göre 10 kat daha sıktır ve özellikle kız çocuklarda daha sık görülür.

Skolyoz Grafileri

Skolyoz tanısı esas olarak radyoloji ile konur. Önden ve yandan çekilen skolyoz grafileri ile skolyozun büyüklüğü ve tipi belirlenir ve eşlik eden başka patolojilerin varlığı ortaya konur. Bu grafiler mutlaka servikal (boyun) omurgalarını ve pelvisi yani kalça eklemlerini de içermelidir. Röntgen üzerinde yapılan bazı ölçümler eğriliğin ilerleme meyli hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca dökümantasyon, yani skolyozun takiplerde artıp artmadığını takip etmek açısından da önemlidir. İleri radyolojik incelemeler rutin olarak her Erken Başlangıçlı Skolyozda yapılmaz. Skolyoz hastalarında ne zaman MR çekilmesi gerektiğini buradaki makaleden inceleyebilirsiniz.

İlerleme Seyri

İnfantil idiyopatik skolyozların %90’ı kendiliğinden kaybolur, %10’u ise ilerlemeye devam eder. Burada dikkat edilmesi gerek nokta bu oranlar idiyopatik yani nedeni belli olmayan, başka bir deyişle altta başka bir hastalığın yatmadığı skolyozlar için geçerlidir. Örneğin skolyoz doğumsal bir anomaliden ya da nöromüsküler bir hastalıktan kaynaklanıyorsa ilerlemeye devam edecektir. İdiyopatik skolyozda hangi eğriliklerin ilerlemeye meyilli olduğunu öngörmek için de birtakım kriterler mevcuttur. Hekiminiz muayene ve röntgenler üzerinde yapacağı ölçümler sonrası sizi bu konuda bilgilendirecektir. Genel kural olarak daha erken dönemde ortaya çıkan skolyozlar, daha geç dönemde ortaya çıkan skolyozlara göre daha fazla kendiliğinden düzelme eğilimindedir.

Tedavi edilmeyen ve ilerleyen infantil skolyozlarda sonuçlar maalesef kötüdür. Hastaların yarısından fazlası 5 yaşına geldiğinde 70 dereceden daha fazla skolyoza sahip olur. Buradaki kritik nokta akciğer gelişimidir. Çünkü erken yaşta gelişen skolyoza bağlı göğüs kafesi gelişiminin bozulması, akciğer hacminin küçük kalması ve solunum fonksiyonlarının bozulması ile seyreden Torasik Yetmezlik Sendromuna neden olur.

Juvenil idiyopatik skolyozlar infantil gruba göre daha yavaş ilerler. Erken yaşta ortaya çıkan eğrilikler ilerlemeye daha çok meyillidir. Eğriliğin büyüklüğü prognozu belirler, 25 derecenin altındaki eğriliklerde ilerleme daha yavaştır, 25 derecenin üzerindeki eğriliklerde ise skolyoz daha hızlı ilerlemektedir.

 

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email
Share on twitter
Twitter
Share on facebook
Facebook

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment