Doç. Dr. Mehmet Nuri Erdem
Doç. Dr. Mehmet Nuri Erdem

Siz Değerli Hastalarımı çokça sorulan bu konuda bilgilendiriyorum. Makalemi okuduğunuz için teşekkür ederim. Sorularınız İçin Yorum Bırakabilirsiniz.

Dizimiz pürüzsüz birbiri üzerine kayan iki tane kıkırdaktan oluşur. Bunların arasında menisküslerimiz, çapraz bağlarımız, yan bağlarımız ve dizin içindeki zarlarınız var. Bunların hepsi bize sıkıntı yaratabilir. Ama kıkırdak en sorunlu olan yerdir. Çünkü kıkırdak kendini yenileyemez. Kıkırdak hasarı; genetik özelliklerimizden, düşme, kaza, yanlış spor hareketleri veya bir darbe sonucunda dizimizdeki kıkırdağa direk hasar vermesi sonucunda ortaya çıkar.

Dizdeki Kıkırdak Hasarlarının Tedavisi Nelerdir?

Dizde kıkırdak erimesi hafif düzeyde bozuk ve ileri düzeyde bozuk olarak iki ye ayrılır. Hafif düzeyde bozuk olanlarda ilk tedavi yöntemi kişinin kilo vermesidir. Bacağın ve dizin etrafındaki kas yapısının güçlendirilmesidir. Bu sayede esnek ve güçlü kas yapısına sahip olunur. Daha sonraki tedavi yöntemlerinden özellikle ağrı dönemlerinde araya bazı ilaçlarla girilerek ağrı kaynaklarının ortadan kaldırılması ve kişinin günlük hayatını yaşamasıyla beraber aynı zamanda da kas yapısını kuvvetlendirilmesi için egzersiz programları yapılabilir. İleri düzeydeki bozuk olan grupta diz için yapılan bazı işlemler vardır. İlk olarak günümüzde yaygın olan PRP uygulamasıdır. Daha sonra;

Mikro-kırık Yöntemi

Sınırlı ve 3cm den küçük kıkırdak yaralanmalarında uygulanan bir yöntemdir. Hasarlı bölge kıkırdak artıklarından temizlendikten sonra kemiğe 5 mm aralıklarla ve birkaç mm derinliğinde uzanan delikler açılır. Bu deliklerden kemik iliğindeki kök hücrelerin hasarlı bölgeye ulaşması için bir yol açılmış olur. Hasar bölgesinde oluşan kan pıhtısının içine yerleşen kök hücrelerinin, uygun ortam sağlandığında kıkırdak benzeri hücrelere dönüşme yeteneği vardır. Son yıllarda, bu pıhtının hasarlı bölgeye daha iyi tutunup organize olabilmesi için matriks adı verilen çatı implantları geliştirilmiştir. Çoğu kollajenden yapılan bu zar şeklinde dokular mikro-kırık yapıldıktan sonra hasarlı bölgeye yapıştırılabilir. Yeni kıkırdak benzeri doku oluşana kadar, ameliyat sonrası altı-sekiz hafta süreyle koltuk değneği kullanarak eklemi yüklenmeden korumak gerekir. Benzer şekilde, bu kıkırdak tamir dokusunun oluşması için ameliyat sonrası dönemde birkaç hafta süreyle eklemi yavaş ve kontrollü bir şekilde hareket ettirmek küçük egzersizler yapılması gereklidir.

Mozaikplasti

Eklemin yük taşımayan bölgesinden 6-8 mm çapında ve 15 mm boyunda kıkırdak ve kemikten oluşan silindirik parçaların alınıp, bunların yük taşıyan bölgedeki hasarlı bölgeye nakledilmesidir. Bu teknikte 4cm’nin altındaki hasarlarda uygulanır. En sık diz ve ayak bileği eklemlerinde uygulanır. Artroskopik veya açık yöntemle yapılabilir. En önemli avantajı, normal kıkırdağın mimari yapısında bir dokunun hasarlı bölgeye nakledilmesidir. Dezavantajları ise sınırlı sayıda doku nakli yapılabilmesi ve hasarlı bölgeye nakil yapılabilmesi için eklemin başka bir bölgesindeki normal kıkırdağın feda edilmesidir. Çok büyük hasarlarda bazen sağlam olan karşı diz ekleminden de doku alınması gerekebilir. Tekniğin özelliği dolayısı ile hasarlı bölgenin ancak %70’i nakledilen kıkırdak ile doldurulabilir, nakledilen silindirler arasında kalan bölge kıkırdak benzeri bir tamir dokusu ile iyileşir. Bu teknik genellikle küçük kıkırdak hasarlarında daha başarılıdır. Büyük yaralanma alanlarında eklemin normal şeklinin oluşturulması zor olabilir. Ameliyat sonrası dönem mikro-kırık yöntemi ile benzerdir.

Kıkırdak Nakli

Son yıllarda üzerinde en çok araştırma yapılan ve bilimsel gelişmelerin olduğu alan kıkırdak naklidir. Bu teknikte önce artroskopi ile kıkırdak hasarı saptandığı sırada eklemin yük taşımayan bölgesinden yonga şeklinde birkaç mm’lik kıkırdak dokusu alınır. Bu doku steril şartlarda laboratuvar ortamında işlenir ve içindeki kıkırdak hücreleri çoğaltılarak üretilir. Birkaç hafta süren bu işlem sonrasında oluşan yeni kıkırdak hücreleri, açık cerrahi ile hasarlı bölgeye nakledilir. Kıkırdak nakli tekniklerinde bu hücreler, diz çevresi dokulardan alınan ve hasarlı bölgeye dikilen zar şeklinde bir dokunun altına enjekte edilmektedir.

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email
Share on twitter
Twitter
Share on facebook
Facebook

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment